MENOPOZDA GÖRÜLEN PSİKOLOJİK SORUNLAR

MENOPOZDA GÖRÜLEN PSİKOLOJİK SORUNLAR
MENOPOZ DÖNEMİNDE PSİKOLOJİK PROBLEMLER VE PSİKİYATRİK HASTALIKLAR

Menopoz kadın hayatın çok önemli değişikliklerin olduğu doğal bir süreçtir. Yıllardır her ay adet kanaması geçirmeye alışmış olan kadın artık hiç adet görmez halle gelir veya kadın artık yumurtlama gerçekleştirmediğini ve doğurganlık yeteneğini kaybettiğini bilir. Bu çok önemli değişiklikler bazı kadınları psikolojik çok etkilerken bazılarını çok az etkiler, bu kadının sosyo kültürel durumu ve yaşadığı çevre vb. özelliklerle yakından ilgilidir. Örneğin bazı toplumlarda kadının genç ve güzel olması çok önemli bir faktördür ve kadın menopozla beraber yaşlanacağını, esksi kadar güzel olamayacağını düşünür, bu durumdan kötü anlamda etkilenir. Ancak bazı toplumlarda kadınlar menopozla birlikte ileri yaş grubuna geçerek sözü dinlenen daha saygın bir kimliğe kavuşurlar, bu toplumlarda menopoza girmek kadınları olumlu yönde etkiler genellikle. Yine bazı kadınlar menopoza girdikleri yıllarda çocukları büyüyüp iş sahibi olduğu için sorumluluklarının azaldığını artık hayatta bir dinlenme dönemine girdiklerini düşünerek olumlu etkilenirler. Sonuç olarak menopozun kadın psikoloji üzerindeki etkisi hem toplumlar ve kültürler arasında farklılık gösterir hem de kadının diğer ailevi ve çevresel özelliklerine göre de değişiklik gösterir.

Sadece menopoz döneminde menopozun etkisi ile görülen özel bir psikolojik bozukluk, psikiyatrik hastalık yoktur. Ancak özellikle daha eski yıllarda psikolojik problemlere yatkınlığı bilinen kadınlarda menopozun da etkisi ile bazı sorunlar meydana gelebilir. Bu problemler hem yukarıda örneklendiği gibi menopozun kadın hayatında ve vücudunda yarattığı önemli değişikliklerden kaynaklanıyor olabilir, hem de menopozda vücutta değişen hormonların (östrojen azalması) beyinde bazı bölgeleri etkilemesi nedeniyle olabilir.

MENOPOZDAN SONRA VÜCUTTA OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

MENOPOZDAN SONRA VÜCUTTA OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
Menopoza girdikten sonra kadın vücudunda dış görünüş olarak ve bazı iç organlarda çeşitli değişiklikler meydana gelir. Bu değişikliklerin bazıları yaşın ilerlemesi ile ilgiliyken çoğunluğunda değişen hormon seviyeleri önemli bir faktördür. Özellikler östrojen hormonunun menopoza girdikten sonra azalması vücutta önemli değişikliklere neden olur aynı şekilde androjenler (testosteron) ve progesteron hormonunun azalması da etkilidir.

Menopozda olan hormonal değişimlere bağlı bir çok dokuda atrofi gelişir. Atrofi bir oganda küçülme, incelme anlamlarına gelir. Bazı dokularda elastikiyet kaybı oluşur.

Menopoz sonrası kadın cinsel organlarında oluşan değişiklikler:
– Vulvada yani vajina dış kısmında bulunan büyük ve küçük dudaklar, klitoris gibi organlarda atrofi, küçülme meydana gelir. Buralarda cilt altında bulunan yağ dokusu azalır.
– Büyük dudaklar (labium majus) ve küçük dudaklar (iç dudaklar, labium minus) küçülür.
– Klitoris küçülür.
– Pubik bölgede bulunan kıllar azalır.
– Vajina giriş kısmı zamanla biraz daralabilir, esnekliği azalır.
– Vajina içerisindeki epitel tabakası incelir.
– Vajinanın esenekliği azalır, içerisinde görülen katlantılar (rugalar) azalır.
– Vajinanın kayganlığı azalır, bu nedenle ilişki sırasında yanma, ağrı, ufak kanamalar meydana gelebilir.
– Vajinanın rengi soluklaşır.
– Rahim ağzı (serviks) ve rahim (uterus) menopoz sonrasında boyut olarak küçülür.
– Rahim iç tabakasının kalınlığı (endometrium) azalır. Menopoz sonrasında ultrasonda bu tabakanın 5 mm’den kalın görülmesi anormal kabul edilir.
– Yumurtalıklar (over) küçülür, ultrason ile zor görülebilir hale gelirler.

İdrar yolları ile ilgili değişiklikler:
– Mesane (idrar torbası) esnekliği azalır, bu nedenle gece sık sık idrara çıkma, idrar kaçırma gibi şikayetler meydana gelebilir.
– Üretrada meydana gelen atrofi nedeniyle idrar yaparken yanma meydana gelebilir.

KEMİK ERİMESİNDE SİGARANIN ETKİLERİ

KEMİK ERİMESİNDE SİGARANIN ETKİLERİ
SİGARA VE OSTEOPOROZ

Kadınlarda ve erkeklerde kemik erimesi (osteoporoz) için çeşitli risk faktörleri vardır, bu faktörlerden mümkün olduğunca kaçınmak hem bireysel bazda hem toplumsal bazda kemik erimesi ile ilgili sorunları minimum seviyede tutmayı sağlayacaktır. Hareketsiz yaşam tarzı, spor yapmama, yetersiz ve kalsiyumdan fakir beslenme, alkol, sigara gibi risk faktörleri hakkında ayrıntılı yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu faktörlerin önemli olanlarından birisi sigaradır ve bu yazıda kemik erimesini nasıl etkilediği ayrıntılı olarak açıklanacaktır.

Sigara içenlerde kemik kaybının daha fazla olduğu, kemik yoğunluğunun azaldığı ve kırık riskinin arttığı bir çok araştırmada gösterilmiştir.

Sigara neden kemik erimesi ve kırık riskini arttırır:
– Kemik üreten osteoblast hücreleri üzerinde toksik etki oluşturur.
– Sigara içenlerde barsaklardan kalsiyum emilimi daha az olur.
– Sigara içen insanlar daha zayıf olurlar, yağ dokuları daha azdır. Zayıflık da kemik erimesi için bir risk faktörüdür.
–  Sigara içen kadınlar ortalama bir buçuk – iki yıl daha erken menopoza girerler, erken meopoz da kemik erimesinin erken gelişmesini sağlar.
– Sigara östrojen hormonunu azaltır. Karaciğerde östrojen yıkımını indükler.
– Vücutta aktif vitamin D üretimini azaltır.
– Menopoz sonrası verilen hormon tedavilerinin etkinliğini azaltır.
– Sigara kemik yıkımına neden olan toksik maddeleri, serbest radikalleri arttırır.

Sigara içilmesi kadınlarda ve erkeklerde kemik erimesi riskini arttırır. Kadınlarda hem genç yaşta menopoz öncesinde hem menopoz sonrasında kemik kaybına neden olur. Pasif sigara içenler de (kendisi kullanmayan ancak çevresindeki dumana meruz kalanlar) kemik erimesi açısından sigaradan olumsuz etkilenirler. Sigara içenlerde kalça ve omurga (vertabra) kırığı riski artmaktadır. Sigara kullanma süresi uzadıkça bu tür riskler artmaktadır. Sigarayı bırakanlarda ilerleyen yıllarda kemik erimesi ve kırık riski azalmaktadır.